22 Şubat 2025 Cumartesi

Kendimizi Haberler'den Nasıl Koruruz?

...ve empati duygumuzu yitirmeden / duyarsızlaşmadan nasıl daha sağlıklı tepki verebiliriz?

Öncelikle unutmamamız gereken bir sey var: 

Empati son derece gereklidir. Hele ki 'robotlasmaya' dogru gittigimize inandigimiz/ inandirildigimiz bu cagda.

Ancak her gün maruz kaldigimiz bunca rahatsiz edici habere karsi gardimizi almamiz gerekiyor. Sebebi ise cok basit. 

İlerdeki satirlari okurken kendinizi bir psikolog yerine (kendinizce bir psikologu nasil tanimliyorsaniz elbette, konumuz belirli alanlarda uzmanlasmis spesifik kisiler/durumlar degil) koymanizi isteyecegim sizden.

Sizce gunde bilmem kac tane danisan alan bir psikolog kendisini nasil koruyor olabilir? Cok genel bir vasrayimda bulunarak yazacagim: Her gun dinledigi onca dert/travmatik hikayeler vb sonucunda nasil 'delirmiyorlar' sizce?

Bir noktadan sonra duyarsizlasiyorlardir herhalde diye dusunebilirsiniz.

Belki, bir yere kadar. Cünkü bir psikolog kendisini kisiden ve aktarilan olaylardan ayristiramadigi/uzaklastiramadigi surece kolay kolay devam edemez.

Peki bu terapi yapmasina engel mi? Hayir.
İnsanlara faydalı olmasına engel mi? Hayir.

Daha kötü bir terapist mi olur? Hayır. Ancak işin zor kısmı tam da bunu dengeleyebilmekten geçiyor. Kendi içerisinde bir takım savunma mekanizmaları geliştirmesi gerekiyor.

Bu noktada asıl sorumuza geri dönüyorum. Bizler maruz kaldigimiz goruntuleri, haberleri nasil sececegiz ve bu surecte, bunca rahatsız edici 'uyaran'i nasil bir elekten gecirecegiz?

Kendimize soracağımız sorular hayati önem taşıyor. Burada acil durum paylaşımlarını ayrı tutuyorum elbette. 

Fakat gündeme dair pek çok haberin bize aktarılması sırasında çok ciddi sorunlar var.

Öncelikle... Hangi kanallardan besleniyoruz? Ben bu noktada, dönem dönem aldığımız haber kaynaklarını iyi değerlendirebilmemiz ve sık sık gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Zira bu sorun bizden öte bir yerde başlıyor.

...

Kendi adima buradan medya calisanlarina bir cagri: 

Lutfen ama lutfen işi dramatize etmeyi sinemacilara/sanatcilara birakin. Bundan kastim su: Uzucu bir haber altina koydugunuz daha da uzucu muzikler cidden buyuk zarar veriyor. Bunu hem bir muzisyen hem de  bir psikolog olarak soyluyorum. Bir sorunu hikayelestirip dile getirirken onu yeniden üretmek... Bence en büyük sorun bu.

Ben gercekten faydali olacagina inandigim seyler paylasabilmek icin bazen akla karayi seciyorum.

Kanımca, kendimizi olaydan uzaklastirabildigimiz anda kimi paylasimlari ince eleyip sık dokumak oldukca onemli. Cunku cok reaktif paylasimlar yapinca uzun vadede faydasiz oldugunu goruyorum ben kendi adima da. Bu noktada insaniz elbet, bazen gerek olsun ya da olmasin bu tarz paylasmak geliyor icimizden. Hakliyiz da.

Ancak biz de bu problemin bir parcasi olmadan, tipki gazeteciler gibi kamuda belirli bir rol oynadigimizi da unutmayarak yapabilsek bunu? Sizce de daha iyi olmaz mi?

Kolay bir iş gibi gelmeyebilir. Ancak birbirimizi, çevremizi nasıl etkilediğimizi hatırlamamız gerekiyor...


Zihninizi neyle besliyorsunuz? Lütfen bu soruyu sorun kendinize.

Dilerim ki karsilastiginiz haberler, ne olursa olsun, direncinizi kirmaya degil, bir gun daha mucadele etmek icin size guc versin.

Ve daha nice gunler icin...

Sevgiyle ve saglikla kalin,
D.